Tekrarlanan Düşükler Önlenebilir Mi?

tekrarlanan düşük düşükler en iyi kadın sitesi
Paylaş
 

Tekrarlanan Düşükler Önlenebilir Mi?

Bebeğini kucağına alabilmek her anne adayının en büyük isteklerinin başında gelmektedir. Ancak bazen gebelik döneminde yaşanan düşükler sebebiyle umutlanan anne adayları büyük hayal kırıklığına uğrayabilmektedir. Düşük ya da diğer adıyla gebelik kaybı gebeliğin 20. Haftasından önce anne adayının düşük yapmasına denilmektedir. Detaylı inceleme başlatılması için genel mana da üç tane düşüğün yaşanmış olması gerekirken bazı durumlarda ikinci düşükten sonra da incelemeler başlatılabilir. Doktor tarafından detaylıca dinlenen düşük hikayesi ve fiziksel muayeneden sonra detaylı testlere geçilir.

Düşüğün Sebepleri Nelerdir?

Düşüğün sebepleri arasında temel olarak üç ana sebep bulunmaktadır. Bunların ilkini anatomik faktörler oluşturmaktadır. Bu anatomik durumlar miyom, rahim içinde yapışıklık gibi anne adayının rahminde olan doğuştan veya sonradan oluşmuş durumlardır. İkinci sebep bağışıklık sistemiyle alakalı faktörlerdir. Üçüncü nedense doğuştan gelen trombofililer yani pıhtılaşma sorunlarıdır. Kan damarlarında ve özellikle bebek ve anne arasında bulunan damarlarda kanın akışkanlığının bozuk olması ve plasentada oluşan sıkıntı kan pıhtılaşma sorunları arasında gösterilebilir. Yapılan testlerde tekrarlanan gebelik kayıplarında % 50 gibi bir oran için hiçbir sebep bulunamamaktadır.

tekrarkanan düşük hamilelik gebelik

Kayıp Sonrası Yapılan İncelemeler

Özellikle düşük yaşandıktan sonra fetüsün mutlaka incelenmesi gerekmektedir. Fetüsün patolojik incelemeye tabii tutulması önemliyken alınan örneklerin iki farklı yöntemle elde edilerek incelenmesi önemlidir. Fetüse genetik mutasyon, pıhtılaşma testi ve kapsamlı trombofili testleri uygulanmalıdır. Düşük sonrası anne adayının tekrar hamile kalması durumunda karnından su alınması olarak bilinen amniyosentez testi, bebeğin eşinden örnek alınması ve fetüsün göbek kordonundan kan alınması gibi işlemler yapılabilir. Bu alan perinatal patoloji olarak adlandırılmaktadır. Saptanan anormalliklerin bazılarında hastalar gebe kalmadan önce takibe alınarak değişik ilaç tedavileri uygulanmaktadır. Bu ilaçların bazıları gebe kalındığı anda kullanılmaktadır. Her gebelikte farklı takip işlemleri uygulanabilirken incelemelerde bir sonraki gebelikte takip şekli değişebilmekte ve normal bir gebe takibinden farklı olabilmektedir. Bu nedenle bu hasta gruplarında normalde doğum sonrasında artık kabul edilen plasenta ve zarların patolojik incelemelere olanak sağlayacak şekilde saklanmaları önem taşımaktadır. Böylelikle gebeliklerinde sorun yaşamış olan birçok hasta ileride sağlıklı bir gebelik geçirip sağlıklı bebeklere kavuşma fırsatına kavuşmuş olacaklardır.

 

Bu yazı 408 kere okundu.
  • Site Yorum

Bir yorum bırak

%d blogcu bunu beğendi: